Mizaç ilmi tarihsel olarak kökeni antik yunan ve daha öncesine dayanan insan ve çevresini kuşatan her şeyi sıcaklık-soğukluk, ıslaklık ve kuruluk nispetlendirmesiyle tanımlayan hem teorik hem de pratik bir ilimdir.

Mizaç ilmi dört unsur temellendirmesiyle izah edilir. Yaratılmış her şeyin belirli bir mizacı vardır. İnsan hariç diğer şeylerin mizacı sabit, insanda ise hareket halindedir. İnsan yaratıkların en mutedili olması sebebiyle hep değişkendir. Mutedil veya itidal ne demektir?

Mutedil aşırı olmayan, ifrat ve tefriti olmayan, orta halli anlamlarına gelen bir kelimedir.
İnsanı üzerinde taşıyan dünya, güneş sistemimizin en mutedil gezegenidir. Dünya gezegeninin dört mevsimi tam olarak bütün etkileriyle yaşayan bölgeleri coğrafik olarak mutedildir. Bu coğrafyalar üzerinde ikamet eden kadim topluluklar mutedil halklardır.

Cemadat yani madenler, nebatat yani bitkiler, hayvanat yani hayvanlar mutedil değil sabittirler. Bunlar insanın gıdasını oluşturur. Yeri geldiği zaman ise ilaç temellerini oluşturur. İnsan ise yaratılış itibarı ve imtihanı sebebiyle değişim mecburiyetindedir. İnsan coğrafyadan etkilenir. “coğrafya insanın kaderidir – İbni Haldun” insan iklim ve mevsimden etkilenir. İnsan yeme ve içme kültüründen etkilenir ve karakteristik bir özellik kazanır “İbni Sina – Galen” İnsan mesleki alışkanlıklardan etkilenir. İnsan ayrıca cibilliyetinden yani genetik mirasından ayrıca etkiler alır. Buna kavmi özellikler de dâhildir.

Mutedil mizaca sahip olan insan aynı üzerinde ikamet ettiği gezegeni gibi gençlik, delikanlılık, yetişkinlik ve ihtiyarlık dönemlerinden geçer. Fakat insanda diğer yaratıklarda olmayan cüz-i irade melekesi vardır. Cüz-i irade sadece insana verildiğinden dolayı insan sadece dört element baz alınarak tespit edilemez.

İnsanda bir de beşinci element vardır.

Devam edecek…